Blog Arşivi
RSS

Blog

Bizim Hikayemiz- S.D.
Ben hiçbir zaman sağlıklı yemekler yapmayı bilen, ya da mutfakta zaman geçirmeyi seven bir insan olamadım. Sanırım bazı insanların içinde değildir bunu yapmak. Ne zaman yeni bir yemek yapmaya çalışsam sonuç ne beni ne de çocuklarımı mutlu etti. Genelde yaptığım yemeği tekrar yapmayı deneme isteğimi kaybettim sonuçtan memnun olmadıkça. [Devamı için Detaylar'a tıklayınız]
Bizim Hikayemiz- F.G.
Bizim hikayemiz 2014 yılında oğluma konulan Hipoglisemi (düşük kan şekeri) teşhisi ile başladı. Düzenli kullanılan ilaçlar ve yıllık rutin kontroller günlük hayatımızı işgal ediyor, düşük kan şekerinin tehlikelerini duyup dinledikçe oğlumun sağlığına dair endişelerim gittikçe artıyordu. [Devamı için Detaylar'a tıklayınız]
Bizim Hikayemiz- A.K.
Ben iki oğlumun da doğumu sırasında çalışan bir anneydim. Küçük oğlum doğduğunda beri yemeklerle arasında daima bir problem vardı. Anne sütünü bile neredeyse hiç almadı. Yemek saatleri tam bir kabusa dönüyor, herhangi bir şeyi yemeyi reddediyordu... [Devamı için Detaylar'a tıklayınız]
"Hipokrat’ın Çınarı” Nereden Geliyor?
Kendimi bildim bileli ilaçlarla aram hiç iyi olmamıştır. Beni ilaç kullanırken gören yakınlarım hep “Eğer sen ilaç alıyorsan gerçekten hastalığın seni öldürecek kadar kötüleşmiş olmalı.” demiştir. Her zaman doğal yollarla beslenerek sağlığımı korumaya ya da düzeltmeye çalışmışımdır. “Yiyeceğiniz ilacınız, ilacınız yiyeceğiniz olsun.” diyen ve modern tıbbın babası olarak kabul edilen Hipokrat’ın sözünü ilk nerede okuduğumu inanın bugün hatırlamıyorum bile; ancak her hastalığın evimde kendim yapabileceğim “ilaçlarla” geçebileceği yönündeki inancımın bu sözden kaynaklandığını söyleyebilirim. [Devamı için Detaylar'a tıklayınız]